Blog

16 Ocak 2026

CES 2026: Yapay Zekânın Fiziksel Dünyayla Buluştuğu Nokta

Las Vegas’ta gösterişli bir şekilde gerçekleşen Consumer Electronics Show (CES) 2026 bu yıl sadece bir teknoloji fuarı olmanın ötesinde, yapay zekânın fiziksel dünya ile “nihai birleşmesine” tanıklık etti. Inspark olarak, teknolojinin yönünün Salesforce ekosistemiyle kesiştiği bu yılda, CES 2026’da yerimizi aldık.  Sizin için fuarın öne çıkan 4 ana başlığını ve bu başlıkların Salesforce dünyasındaki izdüşümlerini değerlendirdik:

1. Ekranlardan Bağımsız Bir Dünya: “Voice-First” ve Akıllı Veri Yakalama Teknolojisi

CES 2026’da sergilenen OpenAI ve Jony Ive imzalı “Gumdrop” konsepti, dijital dünyayla olan bağımızı bir cihaz sahipliğinden öteye taşıyarak davranışsal bir devrim vaat ediyor. Inspark olarak, biz de geleneksel CRM kullanımında en büyük zorluğun, sahadaki verinin sisteme doğru ve zamanında girilmemesi olduğunu yakından biliyoruz. Bu nedenle Inspark’ın geliştirdiği Data Cloud Entegrasyonu da buna benzer bir şekilde “unstructured” (yapılandırılmamış) verileri, Salesforce Data Cloud sayesinde anında işleyerek müşteri profiline (Customer 360) ekleyebiliyor. Inspark uzmanlığıyla hayata geçirilen Salesforce Einstein çözümleri sayesinde ise artık veri girişi bir “görev” olmaktan çıkıyor. Kaleminiz kâğıda dokunduğu anda Salesforce arka planda ihtiyaçları belirleyerek, toplantı notlarını özetliyor ve bir sonraki aksiyonu planlamanıza yardım ediyor. Inspark olarak biz buna “görünmez CRM” adını veriyoruz.

2. Agentic AI: Operasyonel Zekânın Evrimi

Fuarda sergilenen yeni nesil Boston Dynamics Atlas modelleri ve merdiven tırmanabilen Roborock çözümleri, robotların artık “düz zemin” kısıtlamasından kurtulup fiziksel dünyanın her köşesine erişebildiğini kanıtladı. Bu otonom varlıklar, Salesforce ekosisteminde artık sadece birer makine değil, kendi yetkileri olan birer “servis ajanı” olarak konumlanıyor. Örneğin, bir sensörden gelen arıza sinyali Agentforce’a ulaştığında, sistem durumu anında analiz ederek en yakındaki otonom robotu fiziksel müdahale için göreve atayabiliyor. Salesforce Field Service üzerinden iletilen bu otomatik görevler sayesinde, fiziksel dünyadaki onarım ve kontrol süreçleri insan müdahalesine gerek kalmadan uçtan uca yönetiliyor.

3. Sensör Füzyonu ve Hiper-Kişiselleştirilmiş Müşteri Deneyimi

CES 2026’nın bir diğer büyük teması ise “Longevity” (uzun ömür) ve sağlık teknolojileriydi. Withings gibi markaların sadece kilo değil, metabolik hız ve kardiyovasküler sağlık verilerini tek bir dokunuşla toplayabilmesi, verinin ne kadar kişisel ve değerli hale geldiğini göstermesi açısından önemliydi. Bir de Mercedes-Nvidia iş birliğiyle otonom sürüş sistemlerinde saniyede trilyonlarca işlemin yapıldığı sensör füzyonları da oldukça etki bıraktı. Mercedes’in Drive Assist Pro sistemi, Nvidia süper bilgisayarlarıyla desteklenerek kalabalık şehir trafiğinde bile (bebek arabaları, bisikletliler arasında) sorunsuz ilerleyebilecek şekilde tasarlandı. Salesforce ekosisteminde benzer bir teknoloji ile müşterilerinizi artık sadece satın alma geçmişiyle değil, anlık çevresel verilerle tanıyacağınız bir dönem için hazırlanıyoruz. Sağlık sektöründe kullanılmasına elverişli olan Salesforce’un Life Sciences Cloud’u sayesinde sağlık teknolojileriyle elde edilmiş gelen hassas verileri, bu bulut üzerinde güvenle depolayabilir ve hizmet verdiğiniz hastalar için proaktif bakım planları oluşturabilirsiniz. Öte yandan Marketing Cloud & Hiper-Segmentasyon ile bir müşterinin akıllı saatinden gelen örneğin “yorgunluk” veya “stres” sinyali aracılığıyla, Marketing Cloud üzerinden o an için en uygun dinlenme veya sağlık önerisinin (veya ilgili bir ürün teklifinin) sunulmasını sağlayabilirsiniz. Inspark’ın uzmanlaşmış olduğu “müşteri yolculuğu tasarımı” buradaki sensör verilerle uyumlu bir şekilde yeniden tanımlanıyor.

4. Güven ve Etik: Yapay Zekânın “Karanlık” Yüzüne Karşı Kurumsal Kale

CES 2026’nın en çok tartışılan gri alanı ise “gerçekliğin ölümü” ve deepfake içeriklerin yarattığı ahlaki/etik sorunlardı. Salesforce’un sıkça vurguladığı “Yapay Zekâda Güven” konusunun ne kadar hayati olduğu bir kez daha gündeme taşındı. Kişisel kullanıma dayalı yapay zekânın sahte içerik üretme kapasitesindeki artış nedeniyle, kurumsal dünyada “doğru veriye güven” meselesi her zamankinden daha kritik bir değer haline geldi. Uzmanlar tarafından bundan sonra gördüğümüz hiçbir görselin veya videonun, üzerinde “gerçek” olduğuna dair kesin bir kanıt bulunmadıkça gerçek sayılmayacağı bir döneme girdiğimiz belirtildi. Yani artık varsayılan olarak her şeye “sahte” gözüyle bakılacak ve gerçeklik ancak ispatlandığında kabul edilecek. Tam da bu nedenle Inspark olarak, Salesforce’un sunduğu gelişmiş güvenlik katmanları ve şeffaf veri altyapısı sayesinde bu “güven krizine” somut çözümler üretiyoruz. Dijital dünyada her şeyin sahteliğinden şüphe duyulurken, müşterilerimize ait verileri en kıymetli ve sarsılmaz gerçeklik kaynağı olarak korumaya devam ediyoruz.

AI + CRM + Data

İletişime geçin